Türk kadını; tarihin her çağında sadece yaşayan değil, tarih yazan ve inşa eden bir kahramandır. İl Bilge Hatun’dan Şerife Bacı’ya, Halide Edip’ten günümüzün öncü kadınlarına uzanan bu kutlu zincir; milletin bekâsını, kültürün sürekliliğini ve istikbalin direncini omuzlamıştır. Türk kadını cephede silah tutan bir mücahide, mecliste söz söyleyen bir temsilci, ocakta nesil yetiştiren bir ana, bilimde ve sanatta üretici bir akıldır.
Bugün Türkiye, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla geleceğe yürürken kadını yalnızca toplumsal bir unsur değil; milletin vicdanı, aklı ve iradesiyle donanmış kurucu bir aktör olarak görmektedir. Bu eser; Türk kadınının tarihî derinliğini, kültürel kodlardaki karşılığını ve çağdaş dünyadaki rolünü ilmî bir bakışla ele almakta, kadının yalnızca geçmişte değil; bugün ve yarın da milletin yolunu aydınlatan kutlu bir mihver olduğunu ortaya koymaktadır.
Türk kadını varsa millet dimdik ayaktadır; Türk kadını varsa istiklal ruhu, istikbal teminatı vardır. Bu kitap, Türk kadınının tarihsel köklerden geleceğe uzanan rolünü bir vizyon belgesi olarak sunmakta, okuyucusuna yalnızca bilgi değil; aynı zamanda bir ideal, bir ülkü ve bir istikamet kazandırmaktadır.