Her şiir bir düşünce taşır; ancak onu harekete geçiren şey çoğu zaman fikir değil, duygudur. İnsanları eyleme sürükleyen de çoğu zaman yavan düşünceler değil, yüreğe dokunan o titreşimdir.
Renklerin Çığlığı, işte bu titreşimin adıdır.
Renklerin çığlığı; varoluşun sancılı sesidir.
Renklerin çığlığı; görsel olarak kaotik,işitsel olarak parazit, anlamsal olarak kontrast görünebilir. Fakat bu karmaşave karamsarlık, gerçeğin en saydam hâliyle yansıtılmasından doğar.
Hayat düzenli değildir; derin bir uğultusu,öngörülemeyen olasılıkları vardır; çelişkilerle, kırılmalarla ve anipatlamalarla ilerler.
Elinizdeki kitapta yer alan şiirler de budoğallığın izini taşır.
Şiirler kronolojik bir sıraya göredizilmemiştir. Alışılagelmiş manada bir kurgusal bütünlük arayışı dagözetilmemiştir. Bu rastgelelik, bilinçsiz bir dağınıklık değil; duygununakışına duyulan saygıdır.
Bu sayfalarda tek bir türün yada belirli bir ekolün gölgesi yoktur. Çünkü duygu, türün ve anlamın ötesinegeçer. Şiir zaten duygudur ve hiçbir kalıba bütünüyle sığmaz.